bronşiyolit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bronşiyolit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2013 Perşembe

İkinci Bronşiyolitten alınacak dersler!

İlk olarak sayabileceğim tecrübe, her ne olursa olsun, bir çocuğu en iyi annesinin tanıdığı, annesi üşüyor diyorsa üşüdüğü, sıcaklıyor, terliyor diye hissediyorsa da terlediğidir... Eğer bir anne bebeğinin sağlığından endişe ediyorsa, evhamlı, pimpirikli gibi yorumlar yapıp ona vakit kaybettirmemek gerekir. Anne huzursuzluğunu gidermek için doktora danışırsa, anne birşey kaybetmemiş olur. Böylelikle gerçekten bir problem varsa gecikilmemiş, önlem alınmış olur. Mesela belki bronşiyolit olmadan, grip teşhisi koyulabilir ve daha az zararla bir hastalık atlatılabilir...

Tabii bunu yazarken kimseyi suçlamıyorum. Çünkü Arda Batu bronşiyolit olduğunda bir anda oldu, ve önceden hiçbir, ve tam anlamıyla hiçbir grip belirtisi yoktu. Bir anda gelen bir öksürük ve bir saatin içinde kendimizi acilde bulduk ve bronşiyolit dediler. Göztepe SSK önce pulmicort ve antibiyotiğe gerek olmadıığını düşündü fakat aşırı genç bayan doktorlar, bebeğin kulaklarına bakmayı bile akıl edemedi....Bunu o anki telaşımı atlatınca sonradan farkettim...

Yine 'pimpirikli' olduğum için ne olur ne olmaz diye sabah kendi doktoruna, Ramazan Kodakoğlu'na götürdüm. Kulaklarında iltihap olduğunu ve antibiyotiksiz geçmeyeceğini söyledi. Ayrıca 4 saatte bir ventolin ve günde iki kez de pulmicortun gerekli olduğunu söyledi. Verdiği tedavi şekli tam beklediğim şekildeydi. Anne olarak, gece huzursuzluğundan Arda'nın kötülediğini anladım.... Neyse tedaviye başladık. Hakkaten hızlı ilerledik. 3-4 günde toparladı. Pazartesi günü gittiğimizde doktor cuma kontrole çağırmıştı. Bu arada Perşembe akşamı kayınvalidemler geldi. İçleri rahatladı. nitekim çocuk gayet iyiydi....

Cuma kontrole götürdük. Doktor da bunu teyit etti. Arda günde 4 kez öksürüyordu ve hırıltısı da ancak stateskopla dinlenince duyuluyordu. Ramazan hoca ventolini 3e düşürüp, yavaş yavaş kesmemizi önerdi...

Fakaaatttt.....

Eve gelince Arda'nın öksürüğü arttı. Doktoru aradım. Mutlaka bir çocuk göğüs hastalıkları doktorunun, alerji uzmanının görmesi gerektiğini söyledi. Birşeye alerjisi olduğunun kesin olduğunu söyledi... Hemen o gün randevu aldım Cumartesi günü tavisiye ettiği Prof. Dr. Bülent Karadağ'a götürdüm. Ventolini 6 saatte bir vermemizi tavsiye etti ve alerji damlasının korumada yeterli olmadığına karar vererek, singulair diye bir toz verdi. Akşam yoğurduna karıştırıp veriyoruz. İki hafta bunu zaditen ile kullanın sonra zaditen i kesip bunu uzun süreli kullanın dedi. Bir hafta sonraya kontrole çağırdı.

O hafta Ahsen teyzesi de bizdeydi. Dedim ki eğer evden çıkmazsa ve bize de kimse gelmezse, bu çocuk pazartesi akşam, en geç salı sabahı iyileşecek. Hakkaten pazartesi akşam hiçbirşeyi kalmamıştı. Hasan dedesinin doğumgününe  davetliydik pazar günü fakat Eşim tek gitti. Ben Arda ile evde kaldım. Salı günü iyiydik. Doktora danıştım. Ventolini azalttım. Fakat Arda'nın hiçbişeyi olmadığını da hissediyordum. Antibiyotiği de salı akşamı kestim. ..Cumartesi kontrole gittiğimizde herşey yolundaydı....Ventolin ve pulmicortu da kesti doktor. Evhamlı olmamamı, hiçbirşeyden korumamamı tavsiy etti. Sadece iki şeyden koru dedi:

Sigara dumanına, kokusuna maruz bırakma
Hasta kimsenin yanına yaklaştırma...


Bu arada alerji ne kadar önemliymiş onu anladım. Ordan da taa Acıbadem'deki Veysi Hoca'nın Arda'ya her gittiğimizde alerjik dediği halde, bir alerji damlası önermediğini, hatta bronşitken bile Zaditen vermediğini hatırladımmm.... Tek doktora gitmek iyi de, ya o doktor ihmalkarsa... Yine evham yapmış oluyorum demi? Ama tecrübelerim bana kuşkulu olmayı öğretiyor....Nitekim alerjik çocuklar önce egzema, arkasından bronşit olurmuş. Bizde her iki durumda da bu doğrulandı. Her iki bronşitte de, 3-4 hafta öncesinden egzema olmuştu. Egzema olduğunu göre göre, neden Veysi hoca bir alerji damlası veremedi acaba.... Ve İzmir'deki doktorların antibiyotikten daha zararlı gördüğü Peditus'u  daha iki aylık bebeğe gözünü kırpmadan verebildi..... tek doktora bağlı kalmak çok doğru değil bence... Ve bir doktorun iyi mi kötü mü olduğu, bir hastalık olmadan pek anlaşılmıyor....

25 Ocak 2013 Cuma

Devam Eden Bronşiyolit

Bugün yine kontrole gittik. Doktor gitmeden önce ventolini kesmemizi istedi. Bu şekilde çocuğun durumu daha net görünürmüş. Dün hırıltısı çok azalmıştı. Epey bir umutluydum. Fakat yine de arayıp yüzme kursunu iptal ettim. Tam iyileşmeden götürmeyeyim dedim.

İçime mi doğmuş ne. Doktor hala iyileşmediğini söyledi. İki hafta daha hava vermeye devam edecekmişiz. Çok canım sıkıldı.

Zaten hava vermeyince gece de çok öksürdü. Ara ara hep ağladı. Altı temiz, karnı da tok olmasına rağmen epey huysuzdu. Sabah kalktığımızda da epey hırıltısı vardı. Demek ki ilacı kesince geri dönüyor diye düşünüp, zaten iyileşmemiş olduğuna kanaat getirmiştim. Ama yine de bir umuttu. Doktor da aynı şeyi söyledi.


Bu arada internetten de araştırıyorum sürekli. Sanırım bir kez yakalanınca bronşiyolite, sürekli tekrarlayabiliyormuş. Ve üç kez tekrarlanınca astım teşhisi koyuluyormuş... Çok korkuyorum. Umarım bir an önce iyileşir oğlum ve umarım hasta olmaz...

Bu arada gazeteyle göğse bal sürme işlemini ciddiyetle yapmaya karar verdim. Çünkü daha önce yazdığım gibi faydasını görmüştüm. Ama göğsündeki kızarıklıktan dolayı çekindim yapmaya. Bir de bugün kayınvalideme söyledim. O da biz de yapardık ama sana söylemedim yapmazsın diye dedi. Tam da babannemin anlattığı gibi yapıyorlarmış. O yüzden gittim doğru düzgün bir saf bal aldım aktardan. Ve ilk kez gece yaptım. Daha önce gündüz denemiştim, ve pek uzun tutamamıştım. Ve evdeki bal da pek iyi bir bal değildi. Şimdi iyi bal ile, gece yaptım. Üç gün devam edicem. Pazartesi ve salı günleri de kontrole gidicez. Eğer iyileşmiş olursa kesinlikle bal işe yaradı demeliyim. Çünkü 7 günde çok ciddi bir yol katedemedik hava yoluyla alınan ventolin ile. Eğer 3-4 günde bu durum değişirse gerçekten işe yarıyor demektir.


21 Ocak 2013 Pazartesi

Arda Batu'nun Hastalığı: Son durumlar...

Canım Oğlummm!!! Hastalıkla boğuşmaya devam ediyor.... Ama geçicek, ve bi daha olmaması için bu kez çok daha dikkatli olucam...

Daha önceden de yazdığım evde hava uygulaması yapıyoruz. Bu şekilde ventolin ve Pulmicort veriyoruz nebülizatör ile. Fakat birden yine içime kurt düştü. Çünkü çocuğum hırıltısı arttı gibi geldi. Öksürüğü de devam ediyor. Evet Metin Bey'in verdiği ilaçların ciddi yan etkileri oldu. Ama sanki gerçekten balgamı söküyordu. Çünkü ağzından burnundan oluk oluk çıkıyordu çocuğun. Şu anda Peditüs'ü verirken iki kez kustu ve baya balgam çıkardı. Fakat uzun zamandır öyle birşey yok. Umarım bu iyiye işarettir, ve umarım balgam kalmamıştır anlamına geliyordur. Fakat öyleyse neden hala hırıltı var.

Bu endişelerle bugün yine Metin Bey'i aradım. Size ulaşamamıştım, acile gittik, durumu anlattık. Yan etkilerinden dolayı nebülizatör ile ventolin ve pulmicort verdiler dedim. Doğru mu yapıyoruz dedim.
Aynı  etkiyi yapar ama biz nebülizatörü genellikle astımlı çocuklara veriyoruz demez mi!. iyice kurt düştü içime. Ama başladıysanız devam edin dedi. Özellikle bi zararı olur mu filan diye sordum. Hayır olmaz dedi.

Fakat ilaçlar Arda'yı hakkaten perişan etti. Havayı en azından rahatça veriyoruz uyurken. Bir de yan etkileri olmuyor. Bu arada Metin Bey Zaditen'i de vermeye devam edin dedi. Ona peditüs da kullandığımızı söylemeyi unuttum. Belki peditüs zaten akıntı giderici görevini görüyordur. Fakat, bir arkadaşımın daha bebeği bronşiyolit olmuştu. Ona da doktor Zaditen vermiş, antibiyotikle beraber. Sanırım ben de vericem.

Bu arada annemin tecrübelerine de başvurdum. Çünkü ben küçükken hep doktorlarda gezermişim. Bütün kışı neredeyse hasta geçirirmişim. Annem dedi ki biz sende öyle hırıltı olduğunda gazetenin üzerine bal sürerdik incecik ve onu çocuğun göğsüne yapıştırdık, ve sabaha kadar öyle tutardık dedi. Sabah kalktığında bişeyin kalmazdı dedi. Bende dedim bu kadar hızlı geçiriyorsa bi deneyeyim. Ne de olsa çocuğa balı yedirmiyorsun. Ayrıca balı vücut gazete varken ne kadar çekebilir ki? Fakat eşim izin vermez diye düşünerek, gece yerine gündüz yaptım. Akşama kadar böyle tutmayı planlıyorum. bakalım bir değişiklik olacak mı? Eğer gerçekten hırıltı giderse, eşim için de büyük sürpriz olacak. Fakat anne olarak bu sırrımı paylaşmayacağım kendisiyle. Tabi inşallah işe yarar.


İşte evde hava uygulamamızdan bir kare. Uyurken çok daha rahat oluyor. Uyanmıyor da. Rahatça yapıyoruz.

Bu arada uyandığında yavaş yavaş keyfi yerine gelmeye başladı. Ama gözleri hala bulanıktı ve pek gülmüyordu. Ana kucağında biraz sallandı. Babasıyla sohbetler etti. Sonra üşüyor diye endişelenerek üzerine bir pantolon yelek geçirdim. Kucağımda biraz tuttum. Kokusunu içime çektim. Onun da annesinin kokusunu almasını istedim. Emzirmeye çalıştım. Fakat çok iştahsızdı. Zaten geçen çarşamba 9 kilo olan çocuk, cumartesi günü 8850 çıktı. Yani 5 günde 150 gram kayıp.

Sonra burnuna Serum Fizyolojik sıktım. Biraz emdi. Karnını doyurdu. 


Daha sonra baktım epey açılmaya başladı. Oyuncaklarıyla oynayıp gülücükler atmaya başladı. Bir anne için başka bir mutluluk olabilir mi? Bundan daha güzel bir huzur yoktu. Keyfim yerine gelmeye başladı. Meğer oğlumun bir gülüşü benim için ne kadar değerliymiş. Bütün modum değişti. Tekrar umutlandım. Atlatıcak en kısa zamanda benim oğlum dedim. Onun adı Arda Batu. Güçlüdür dedim. 



















19 Ocak 2013 Cumartesi

Batu'm

Canım oğlum, Senin adını Batu koyduk biz. Güçlü, kuvvetli ol diye. Ne olur bu hastalığı hemen atlat. Atlat ki annen kahrından ölmesin...

Bugün yine hastaneye gittik. İki seans daha hava verdiler ve eve  de nebülizatör alın, evde de uygulayın. Cuma günü de kontrole gelin dedi doktor. Bronşiyolit'miş hastalığın adı. Gripten sonra olurmuş. bronşitin daha ufak versiyonuymuş.Fakat, işin ilginci  Arda  Batu grip geçirmedi. Tabi burun tıkanıklığı grip sayılmazsa....

Birden fazla doktora gitmek de iyi mi kötü mü onu da bilemedim ya. Göztepe'deki Metin Bey'in verdiği ilaçları bıraktırdı doktorumuz. Zaten mutoksit balgam sökücü prospektüsünde yazılı tüm yan etkileri yaptı. Arda Batu'nun poposu pişik oldu. kaç gündür geçmiyor. Deri reaksiyonu da yan etkiler arasında var. Bir de bu bebek bu ilaçlarla haftalarca iyileşemez dedi. Zaten Arda'nın öksürüğü iyice arttı. Boğazı daha da tahriş oldu ve sesi kısıldı. Ağlarken sesi çıkmıyor yavrumun.

Zaten ilaç kullanmaya şiddetle karşı olan bir insanım. Özellikle bebeğimde bunları kullanmaya karşıyım. Ama doktor hafife alma, kullan deyince yapacak birşey yok. Bu konudaki çekincelerimi Metin Bey'e iletmeme rağmen, kullanmam konusunda ısrar etti daha kötü olabilir sonra antibiyotik kullanmak zorunda kalırsın dedi. Yapacak birşey yoktu. Ben de kullanayım dedim. Tabi kullanmadan önce kendi doktorumuza da danıştım. o da Mutoksit'i kullanmayın. gerek yok dedi. Nitekim de pişik yapan o ilaçmış.

Şu anda doktor Peditus şurup verdi. Bununla birlikte evde nebulizatör ve bol bol serum fizyolojik kullan dedi.  15 güne anca toparlanırmış.



Canım bebegim bir an önce sağlığıa kavuş. Eskisi gibi yuvarlanalım yatakta. seni gıdığından öpünce ağzını açıp gül, agı buguuu vuuu seslerini çıkar. yüzmeye devam edelim. Yine herkes oğlumun yüzüşüne hayran kalsın.